Uzay keşif tarihinin en unutulmaz anlarından biri, 13 Eylül 2007 tarihinde Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı JAXA'nın Tanegashima Uzay Merkezi'nden gökyüzüne fırlatılan Kaguya (SELENE) uzay aracıyla yaşandı. Apollo programından bu yana Ay'a gerçekleştirilen en kapsamlı ve teknolojik açıdan en gelişmiş keşif misyonlarından biri olarak kabul edilen Kaguya, adını Japon mitolojisindeki Ay prensesi Kaguya-hime'den alıyordu. Bu heyecan verici misyonun temel amacı, uydumuzun kökenini anlamak, evrim süreçlerini incelemek ve yüzeyinin bugüne kadarki en net, yüksek çözünürlüklü (HD) haritasını çıkarmaktı.
Bilim dünyasında büyük bir heyecan yaratan Kaguya, sadece bir kamera sisteminden ibaret değildi; üzerinde taşıdığı 14 farklı gelişmiş bilimsel cihazla Ay'ın yer çekimi alanını, mineral ve element dağılımını, ayrıca manyetik anomalilerini ultra hassasiyetle inceledi. Özellikle yüksek çözünürlüklü kameraları ve HDTV (Yüksek Çözünürlüklü Televizyon) sistemi sayesinde, insanlık ilk kez Ay'ın kutuplarındaki derin kraterleri ve Dünya'nın uzaydaki yalnızlığını bu kadar canlı ve net bir şekilde izleme fırsatı buldu. Bu görüntüler, sadece bilim insanlarını değil, ekrandan bu anı takip eden milyonlarca uzay meraklısını da büyülemeyi başarmıştı.
Kaguya'nın elde ettiği veriler, Ay bilimi (selenoloji) literatürüne adeta altın harflerle yazıldı. Uzay aracının topladığı bilgiler sayesinde, Ay'ın uzak yüzeyindeki volkanik faaliyetlerin zamanlaması ve kapsamı hakkında bugüne kadar bilinmeyen detaylar gün ışığına çıktı. Ayrıca, Ay'ın iç yapısı ve kabuk kalınlığı üzerine yapılan simülasyonlar, uydumuzun erken dönem evrimine dair teorileri doğrudan destekledi veya güncelledi. Kaguya'nın bıraktığı bu zengin miras, günümüzde bile gelecekteki Artemis gibi insanlı Ay misyonları için en güvenilir rehber haritaların temelini oluşturmaktadır.
2 sene süren başarılı ve verilerle dolu bir görevin ardından Kaguya, JAXA bilim insanlarının planlı komutuyla 10 Haziran 2009 tarihinde Ay'ın güney yarımküresindeki Gill kraterinin yakınlarına kasıtlı olarak çarptırılarak görevi sonlandırıldı. Bu kontrollü çarpışma, araç üzerindeki son bilimsel ölçümlerin yapılmasına da olanak tanıdı. UzayVe olarak takip ettiğimiz bu tür tarihi dönüm noktaları, insanlığın evreni anlamaya yönelik sarsılmaz merakının en somut kanıtıdır. Kaguya, Japonya'nın uzay teknolojisindeki gücünü kanıtlamakla kalmamış, aynı zamanda bize komşumuz Ay'ın aslında ne kadar dinamik ve keşfedilmeyi bekleyen sırlarla dolu bir dünya olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır.








